Night Owls More Likely to Experience Nightmares

 

Geç Uyumak Depresyonu Etkiliyor

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yavuz Selvi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, biyolojik iç ritim ile sosyal ritim arasında olan farklılıklar nedeniyle yanlış zamanda veya geç saatlerde uyumanın, tüm organizmada hormonal düzensizlikler oluşturduğunun bilim çevrelerince tasdik edildiğini belirtti.

Geç Uyumak Depresyonu Etkiliyor

Kan şekerinin düzenlenmesi, vücut sıcaklığı, kan basıncının ayarlanması, kalp ritminin ayarlanması, sindirim sisteminin çalışmasının belirlenmesi gibi pek çok fiziksel durumun yanı sıra beyin fonksiyonlarının da  bu düzensizlikten etkilendiğini belirten Selvi, “Yaptığımız çalışmalarda, geç yatmanın beyindeki vücut saatinin çalışmasını da bozarak kalitesiz bir uykuya, depresyona ve davranış sorunlarına yol açtığını belirledik. Geç uyuyan bireyler, depresyona daha yatkındırlar ve çok düşünmeden hareket etme eğilimi içerisindedirler” diye açıkladı.

Sleep deprivation a possible endophenotype in bipolar disorder
By Lucy Piper, Senior medwireNews Reporter
16 May 2013
J Affect Disord 2013; Advance online publication

medwireNews: Sleep deprivation appears to play a pivotal role in mood outcomes among the first-degree relatives of patients with bipolar disorder, say researchers who suggest it may represent an endophenotype of the condition.

They found “completely distinct” endocrine mechanisms at play as a result of sleep deprivation in first-degree relatives of patients with bipolar disorder, compared with healthy controls.

“Our findings related to relationships between sleep and endocrine functions may contribute to early detection of the illness [in] high risk individuals, particularly offspring of parents with bipolar disorder,” says the team, led by Yavuz Selvi (Selcuk University Medicine Faculty, Konya, Turkey).

The researchers took blood samples from 44 relatives of outpatients with bipolar disorder and 47 mentally healthy controls the morning before and the morning after one night of sleep deprivation from 22.00 to 07.00. The participants also completed the Profile of Mood States (POMS) on both occasions.

There were no significant differences in endocrinology measurements between the two groups before or after sleep deprivation. But increases in diurnal plasma thyroid-stimulating hormone (TSH) and dehydroepiandrosterone-sulfate (DHEA-S) were larger in controls after sleep deprivation than in relatives of bipolar disorder patients.

The researchers report in the Journal of Affective Disorders that the relatives of patients with bipolar disorder had significantly higher scores on the depression-dejection subscale of the POMS before sleep deprivation than did controls. After sleep deprivation, however, scores in the relatives fell to a level similar to that of controls, whereas there was no significant change among controls.

Increases in TSH levels following sleep deprivation were negatively associated with depression-dejection scores, but only among controls.

Among the relatives of patients with bipolar disorder, changes in depression-dejection as well as vigor-activity scores following sleep deprivation negatively correlated with changes in plasma cortisol levels, despite, paradoxically, sleep deprivation not having a significant effect on plasma cortisol levels.

Plasma DHEA-S levels significantly correlated with vigor-activity after sleep deprivation among relatives of bipolar disorder patients, as they were in controls, but significant associations between DHEA-S levels and depression-dejection, anger-hostility, and confusion-bewilderment in relatives before sleep deprivation were no longer significant afterward.

Finally, increases in plasma T3 levels as a consequence of sleep deprivation significantly predicted decreases in fatigue-inertia scores among the relatives of bipolar disorder patients.

The researchers suggest that sleep deprivation may change receptor sensitivity in individuals genetically vulnerable to bipolar disorder, which in turn affects the mechanisms of endocrine functions.

They believe that “clinical assessment of endocrine parameters should be concomitant to psychiatric assessment and primary interventions to endocrine abnormalities can lead to more positive outcomes of psychiatric treatment.”

medwireNews (www.medwirenews.com) is an independent clinical news service provided by Springer Healthcare Limited. © Springer Healthcare Ltd; 2013

Hormonları bozan ekran

Hormonları bozan ekran
Gece geç saatlere kadar bilgisayar, televizyon ekranının başında kalanların vücut ritmi parlak ışık nedeniyle bozuluyor. Melatonin ve büyüme hormonu salınımı aksıyor. Uykusuzluğu gerginlik, dalgınlık, unutkanlık şikâyetleri izliyor.
KONYA- Bilgisayar ve televizyon kaynaklı ışığa maruz kalanlarda, iç biyolojik dengeyi ayarlayan vücut saati doğal ritminden uzaklaşıyor. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yavuz Selvi, uyku-biyolojik ritim ve psikiyatrik bozukluklar ilişkisini incelediklerini söyledi.
Geç saatlerde uyumanın vücut saatini bozarak, ruhsal sorunlara zemin hazırladığını belirten Selvi, modern yaşamda güçlü oda aydınlatmalarıyla günün uzatıldığı ve bir nevi yapay gündüz oluşturulduğunu dile getirdi.
Gece saatlerinde çalışmak zorunda kalan, sosyal davranışlarını bu şekilde düzenleyen ya da bilgisayar, televizyon ve akıllı telefonların ışık kaynağına maruz kalan bireylerde iç biyolojik dengeyi ayarlayan vücut saati doğal ritminden uzaklaşıyor” diyen Selvi, şu bilgileri verdi:
“Doğal vücut ritminde, büyüme hormonu ve melatonin gibi pek çok hormonun aydınlık-karanlık ve uyku-uyanıklık döngüsüne göre belirlenmiş bir salgılanma zamanı var. Gece uyku saatlerinde akıllı telefonlar, bilgisayarlar, televizyonlar veya oda ışıklarıyla bu hormonların salınımında düzensizlikler ortaya çıkıyor. Özellikle geç saatlerde yatma, yeni ve düzensiz bir vücut ritmi oluşturuyor. Bu doğal olmayan ritim, pek çok fiziksel ve ruhsal hastalığa zemin hazırlıyor. Parlak ışığa maruz kaldıkları için geç saatlere kadar günü uzatan, geç yatan bireylerin uyku kalitesi düşüktür. Daha yorgun, gergin, dalgın, dikkatsiz olurlar ve daha çok unutkanlık şikâyetleri vardır.”
Selvi, akşam evdeki ışık parlaklık düzeyinin düşürülmesini ve ışık kaynağı elektronik aletlerden uzak durulmasını önerdi. (aa)